<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tolga Akbaş</title>
	<atom:link href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr</link>
	<description>Görebildiğim kadar değil, hissedebildiğim kadar &#34;Dünya&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 Nov 2011 09:01:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Sevilen kul olmak &#8211; olmamak</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/dogaclama_yazi_deneme_siir/sevilen-kul-olmak-olmamak.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/dogaclama_yazi_deneme_siir/sevilen-kul-olmak-olmamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 09:01:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğaçlama Yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=576</guid>
		<description><![CDATA[Annem diyor ki &#8220;Allah sevdiği kulunu zorlarmış, ona acı çektirirmiş&#8221;. Bu lafın üzerine düşünüyorum, ben sevilen bir kul muyum yoksa aptal mıyım, yahut başka bir şey miyim? Diyelim ki çok seviyor beni -ki bunca şeyden sonra bana aşık olmalı- sevgisinin bir nedeninin olması gerekmiyor mu? Onun için ne yaptım ki ben, diğerlerinden ayrı tutup &#8220;sevgisini&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Annem diyor ki &#8220;Allah sevdiği kulunu zorlarmış, ona acı çektirirmiş&#8221;. Bu lafın üzerine düşünüyorum, ben sevilen bir kul muyum yoksa aptal mıyım, yahut başka bir şey miyim? Diyelim ki çok seviyor beni <strong>-ki bunca şeyden sonra bana aşık olmalı-</strong> sevgisinin bir nedeninin olması gerekmiyor mu? Onun için ne yaptım ki ben, diğerlerinden ayrı tutup &#8220;sevgisini&#8221; böyle gösteriyor bana. Bazı geceler &#8220;Allahım yardım et!&#8221; derken aslında &#8220;sevme beni, çek lanet ellerini üzerimden&#8221; mi dedim acaba ona, böyle anlamış ve sevgisini bir tür ceza ile gösteriyor olabilir mi?</p>
<p>Çok şey de istemedim oysa, burada anlatırsam ezikliğimin ortaya çıkmasından korktuğum, gerçekten çok masum şeyler istedim ben. Hatta inandırıcı olsun diye değil, gerçek gözyaşlarıyla yaptım bunu. Duymadı! Yine de inanmadım olmadığına, &#8220;elbet duyacak bir gün&#8221; derken hayat, cizgilerle süsledi suratımı, saçlarım dökülmeye, gücüm azalmaya başladı.</p>
<p>Ey tanrı, seni ciddiye almayanları daha çok sevdin sen!</p>
<p>Seninle konuşmayanların fısıltılarına kulak misafiri olurken, benim çığlıklarıma kulak tıkadın!</p>
<p>Ardından <strong>&#8220;isyan&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;şirk&#8221;</strong>. Sonra yaz yazabildiğin kadar defterler dolusu &#8220;günah&#8221;</p>
<p>Kime?</p>
<p>Duymadığın birine mi?</p>
<p>***</p>
<p>Desem ki <strong>&#8220;inanmıyorum sana!&#8221;</strong>, yine de sever misin beni?</p>
<div><span class="Apple-style-span" style="color: #f3f3eb; font-family: verdana; font-size: 12px; line-height: 18px; text-transform: lowercase; background-color: #333333;"><br />
</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/dogaclama_yazi_deneme_siir/sevilen-kul-olmak-olmamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşam&#8230;</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/dogaclama_yazi_deneme_siir/yasam.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/dogaclama_yazi_deneme_siir/yasam.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 08:56:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğaçlama Yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=574</guid>
		<description><![CDATA[Garip zaman parçası. Her sahip olduğumuz şey, biraz daha çalıyor cazibenden. Sanıyoruz ki güzelleşiyorsun, her bastığımız basamakla yukarı çıkıyoruz, aşağı nasıl ineceğimizi düşünmeden. Mutluluk, aslında çalınmış bir &#8220;an&#8221; başkasının güzel bir &#8220;anından&#8221;. farkında mıyız, hayır! Basamakları çıkarken aklımızda hep bir sonraki basamak, ve o basamağı görmek için yukarı bakmalıyız. Ayaklarımızın altında olanlardan bize ne! Arkamıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Garip zaman parçası.</p>
<p>Her sahip olduğumuz şey, biraz daha çalıyor cazibenden.</p>
<p>Sanıyoruz ki güzelleşiyorsun, her bastığımız basamakla yukarı çıkıyoruz, aşağı nasıl ineceğimizi düşünmeden.</p>
<p>Mutluluk, aslında çalınmış bir &#8220;an&#8221; başkasının güzel bir &#8220;anından&#8221;. farkında mıyız, hayır!</p>
<p>Basamakları çıkarken aklımızda hep bir sonraki basamak, ve o basamağı görmek için yukarı bakmalıyız. Ayaklarımızın altında olanlardan bize ne! Arkamıza da bakmıyoruz, çok yükseldiğimizden, üşüdüğümüzden fark etmezsek öleceğimizi.</p>
<p>Yaşam, yükselmektir işte o garip zaman parçası boyunca süren.</p>
<p>&#8220;Tecrübe&#8221; diyerek masumlaştırdığımız, kanaması geçmeyen yaramızı vurup sırtımıza, irin akıta akıta çıkıyoruz.</p>
<p>Aynaya da bakmıyoruz üstelik, doğru söyleyen (kendi aynamız) düşüncelerimizi birkaç basamak önce kör, sağır ettik. Yalancı aynaların kör ve sağır kahkahalarına &#8220;mutluluk&#8221; dedik.</p>
<p>Sonra baş aşağı düşmeye başladık biz, &#8220;işte bitti basamaklar yukarı doğru son hızla uçuyoruz!&#8221;</p>
<p>Düşüyoruz aslında farkında değiliz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/dogaclama_yazi_deneme_siir/yasam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sözlükler bok çukurudur!</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/sevgili_ask_mektuplari/sozlukler-bok-cukurudur.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/sevgili_ask_mektuplari/sozlukler-bok-cukurudur.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Nov 2011 11:23:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşluğa Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Notlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=566</guid>
		<description><![CDATA[Uzun yıllardır sözlük sözlük geziyorum. Bu gezi sayesinde sözlükler ve bu sözlüklerdeki yazarlar hakkında pek çok gözlemim ve tespitim oldu. Sonuç şudur ki, evet sözlüklerin çoğu insan ilişkilerini bozan, yüzeyselleştiren, ahlaki ve insani değerleri basitleştiren bok çukurlarıdır. Hatta ben sözlüklere insan ilişkilerinde ortaya çıkmış olumsuz bir devrim olarak bakıyorum. Eğer aileler çocuklarının bu sözlüklerde neler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/wp-content/uploads/2011/11/sozlukler-bok-cukurudur-tolga-akbas.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-570" title="sozlukler-bok-cukurudur-tolga-akbas" src="http://ben.tolgaakbas.com.tr/wp-content/uploads/2011/11/sozlukler-bok-cukurudur-tolga-akbas.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Uzun yıllardır sözlük sözlük geziyorum. Bu gezi sayesinde sözlükler ve bu sözlüklerdeki yazarlar hakkında pek çok gözlemim ve tespitim oldu. Sonuç şudur ki, evet sözlüklerin çoğu insan ilişkilerini bozan, yüzeyselleştiren, ahlaki ve insani değerleri basitleştiren bok çukurlarıdır. Hatta ben sözlüklere insan ilişkilerinde ortaya çıkmış olumsuz bir devrim olarak bakıyorum. Eğer aileler çocuklarının bu sözlüklerde neler yazdıklarını, neler okuduklarını görseydiler o çocukları neden dünyaya getirdiklerini sorgulamaya başlar, hatta bir çoğu o çocukları darp eder yahut öldürürlerdi.<span id="more-566"></span></p>
<p>Paylaşımlar her zaman olumlu değildir. Nasıl ki ihtiyaçtan fazla tüketim çevremize zarar veriyorsa, buradaki paylaşımların çoğu da zihinsel kirlenme yaratmaktan öte geçemeyen zavallı tespitlerle dolu. Hatta çoğu hastalıklı beyinlerin ürünü, parmaklara düşmeden önce bir filtreden, düşünce süzgecinden geçmeyen, ezik isyanlarla dolu. Etrafımız, hayatın içinde alelade yaşayan basit tiplerin, ölümcül, hasta dünyasıyla sarılmış durumda. Ve bu dünyada yaşayan karakteri halen oturmamışlar büyük bir açgözlülükle bu hastalıklı düşünceleri tüketip, sindirdikten sonra ortaya çıkan o iğrenç kokulu boku gerçek hayat, erdem, yükseliş, fazilet, adalet zannederek yaşamlarına devam etmekteler.</p>
<p>Hayat böyle mi?</p>
<p>Burada dile getirilen en basit düşüncelerden daha masum düşünceler, zamanın bir kıvrımında binlerce insanın ölümüne neden olmuştur. Kişi kendi ölümünü görmeden, diğer ölümlerden paye çıkartamaz kendine. Ve ne büyük aptallıktır sadece yaşayarak, tecrübe ederek öğrenmek. ama bunu yapıyoruz burada. Her gün yatıp o cerrahi tezgaha, hijyenden uzak, tüm sözlük ahalisinin ayak, taşak, vajina, göt, ter, bok, sidik kokan aletleriyle açıp kafatasımızı, seçmeden, irdelemeden hatta &#8220;düşünemeden&#8221; ne bulursak, evet ne bulursak beyin kıvrımlarımıza atıyoruz.</p>
<p>Eskiden bir değeri vardı insanın, kölelik döneminde bile bir değeri vardı. şimdi yok. özgürlük denen kimsenin tanımını yapamadığı bir ütopyanın peşinde rezil bir durumda ilerliyoruz. O kadar değersiz erkekler ve kadınlar olduk ki, köpekler bile yanımızda asil canlılar gibi duruyor. Sevgi, aşk denen şeyin değeri, içinizdeki pisliği ortaya çıkaracak alkol miktarıyla aynı. Son sevenler, son aşıklar da direnemiyor artık. Tüm cinsel fakirliğimizde biz, daha mutluyduk sanki. Oysa şimdi şehvet üreten, alkol ve uyuşturucuyla beslenen seks tarlalarına bakıp &#8220;mutluluk bunun neresinde?&#8221; diye sormaya bile korkuyoruz. Her şeye sahip dünyanın en zengininin, zenginliğinin ölümcül hastalığına çare bulamaması gibi fakir ve çaresiziz, ne acı. Hayvanlardan beter durumumuzu açıklayacak ne bir kelime var, ne bir cümle ne de bir kitap, ansiklopedi.</p>
<p>Hayvanlar doğası gereği, yapması gereken neyse onu yapıyorlar. Peki biz neden özeniyoruz ki onlara, onlar gibi düşünce özürlüsü olup, hayvanlaşmaya? Bir kedinin mart ayında yaşadığı şeyler, bir kadeh rakı eşliğinde ne ifade eder kedi için?</p>
<p>Hiçbir şey&#8230;</p>
<p>Ya biz, unutup, düşünmemeye odaklayabiliyor muyuz ki kendimizi? Sadece geçmiş zamana dair yaşanmış ve düşününce sadece bir acı olarak içimizi acıtan şeyleri kazıyoruz kafamıza. Sonra ne seviyoruz, ne seviliyoruz, ne de aşık oluyoruz. Göğsünde uyuduğumuz kadın, erkek her neyse sabah bir bakıyorsunuz gidiyor. Neden kalsın ki, ona özel ne verdiniz, diğerlerinden ayrı olarak neyi paylaştınız onunla? Bir gece önce beraber olduğunuz insandan farkı neydi ki?</p>
<p>Tüm bunlar hayatın parçası elbette, tüm o beyaz cam çılgınlığı, çok konuşan çok bilen ama ahlaki çöküşünü özgürlüğe ve çok sesliliğe dayandıran zavallılar ordusu yarattı. Herkes insan artık, kadın olmanın kimsenin gözünde değeri yok, özel bir yeri yok. erkek olmanın da öyle, hiçbirimiz aşık olunacak, sevilecek kadar özel değiliz. Hasta bir beynin ürettiği hasta bir karaktere benziyorsak farklı tabi. İnsanca davranmaktan öteysek, çekiciyiz. İnsan denen canlının vermesi gereken düzenli, gerçek tepkileri verebiliyorsak, sevip, koruyorsak da bir o kadar değersiz canlılarız.</p>
<p>Sonra büyüyoruz, tecrübelerimiz var artık. Ve tecrübelerimizde kaybettiğimiz bir &#8220;kendimiz&#8221; var. Nereye koyarsan koy o ucuzluğu, artık bir değeri yok. Yalnızlık o zaman başlıyor, çöküş o zaman. Bir zamanlar &#8220;özgürlük özgürlük&#8221; diye salya sümük peşinde koştuğumuz o anlamsız şey, ardından raptiyeler atıyor ayak altlarımıza. İlk kez mecbur kalıyorsun, arkada kalıp düşünmeye. her şeyini yitirmişsin, etrafındaki kadınlar, erkekler birer gecelik anılar olmuş, ne acı bir insan için.</p>
<p>Ve tüm bunlar olurken halen aptalca &#8220;değerli ve özel&#8221; hissetmiyor muyuz kendimizi, ne kadar komik.</p>
<p>Daha önce de dediğim gibi, bunlar yaşanılan hayatın bir parçası, bize öğretilen bu. her şeyi tüket toplumu!</p>
<p>Sözlükler de başı çekiyor bu tüketimde, kendimize iğrenç maskeler takıyoruz burada ve bunu yaparken &#8220;sonra çıkartırız&#8221; diyoruz ama olmuyor. kaynıyor yüzümüze, yüzümüzü de silerek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/sevgili_ask_mektuplari/sozlukler-bok-cukurudur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazlık</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/gecmis_ve_gelecek_arasindaki_yazilar_denemeler/yazlik-ozlemi.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/gecmis_ve_gelecek_arasindaki_yazilar_denemeler/yazlik-ozlemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2011 20:10:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geçmiş - Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[yazlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[Heyecanla beklerdik, okul kapansın da ilk otobüsle  yazlığa gidelim diye. Sonra bitiverdi hepsi. Her yaz biri kayboldu, gelmedi. Her yaz, yalnız kaldı yazlıklar. Kimse seslenmedi birbirine, kimse diğerinin kanına giremedi gül çalmak, incir çalmak için. Dalında kurudu güller ve incirler. Sahilde oturup ucuz şarap içip, denize girmenin tadı satıldı zoraki animasyon gösterilerine. Açık büfenin “öldürücü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Heyecanla beklerdik, okul kapansın da ilk otobüsle  yazlığa gidelim diye.</p>
<p>Sonra bitiverdi hepsi.</p>
<p>Her yaz biri kayboldu, gelmedi.</p>
<p>Her yaz, yalnız kaldı yazlıklar.</p>
<p>Kimse seslenmedi birbirine, kimse diğerinin kanına giremedi gül çalmak, incir çalmak için. Dalında kurudu güller ve incirler.</p>
<p>Sahilde oturup ucuz şarap içip, denize girmenin tadı satıldı zoraki animasyon gösterilerine.</p>
<p>Açık büfenin <strong>“öldürücü doyuruculuğuna” </strong>yenik şimdi <strong>“kapatılmış”</strong> midye dolma tezgahı.</p>
<p>Beş yıldızın, beşi de gelse dolduramıyor kalabalık yalnızlığı, ay ışığının kulağına fısıldadığı <strong>“öp sevgilini”</strong> sesi de yok, kumsalda sigara izmaritlerine oturup, bira kokup kirlenmek de yok…</p>
<p>Sabah, çay bahçesinde mide ekşiten poğaçalarla kahvaltı edip, beş parasız balıkçıları seyretmek, gevrek satan çocuklardan<strong> “sevinsin” </strong>diye, gevrek almak da yok.</p>
<p>Yok yok yok… <strong>Var!</strong></p>
<p>Her gün temizlenen bir odam, cezbeden saat başı ikramlar, halinden utanan animatörler, yeri geldiğinde gururla söyleyeceğim bir isim, bir yer var.</p>
<p>Ama kimse yok, <strong>o kadar yalnızız ki…</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/gecmis_ve_gelecek_arasindaki_yazilar_denemeler/yazlik-ozlemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne verdik, ne alacağız?</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/notlar/ne-verdik-ne-alacagiz.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/notlar/ne-verdik-ne-alacagiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 21:28:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Notlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=558</guid>
		<description><![CDATA[İşe gidiyorum, Şehitlik’te inip 500T beklemeye başladım. Geldi, bindim. Nurtepe Durağı… Su satan çocuklar var etrafta. Zorla arabaya binip “su alın su alın!” diye bildiğin bağırmaya başladılar. Kimse almayınca da, otobüsten inip, zafer işareti yaparak otobüs durağındaki camları tekmelediler.  Otobüs duraktan uzaklaşırken de, slogan atmaya devam ediyorlardı. 13-14 yaşlarındaydı bu çocuklar. Bir oyundu, birkaç sene [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşe gidiyorum, Şehitlik’te inip 500T beklemeye başladım.</p>
<p>Geldi, bindim.</p>
<p>Nurtepe Durağı…</p>
<p>Su satan çocuklar var etrafta. Zorla arabaya binip “su alın su alın!” diye bildiğin bağırmaya başladılar. Kimse almayınca da, otobüsten inip, zafer işareti yaparak otobüs durağındaki camları tekmelediler.  Otobüs duraktan uzaklaşırken de, slogan atmaya devam ediyorlardı. 13-14 yaşlarındaydı bu çocuklar.</p>
<p>Bir oyundu, birkaç sene sonra gerçek olacak…</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/notlar/ne-verdik-ne-alacagiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kullan at insanlar serisi : “Tekel Savaşçısı Ahmet Abi”</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/sinir-oldum/kullan-at-insanlar-serisi-%e2%80%9ctekel-savascisi-ahmet-abi%e2%80%9d.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/sinir-oldum/kullan-at-insanlar-serisi-%e2%80%9ctekel-savascisi-ahmet-abi%e2%80%9d.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 11:45:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinir Oldum]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet abi]]></category>
		<category><![CDATA[dipnot tv]]></category>
		<category><![CDATA[disko kralı]]></category>
		<category><![CDATA[eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[inci sozluk]]></category>
		<category><![CDATA[incisözlük]]></category>
		<category><![CDATA[mirgün cabas]]></category>
		<category><![CDATA[okan bayülgen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=544</guid>
		<description><![CDATA[Öylesine bir canavara dönüştü ki internet, eğlenceye benzer acımasızlığını önce sahiplenip kahkahalar atıyoruz, ardından da “yazık” diyerek, 3-5 saniyeliğine üzülüyoruz. İşte tam bu süreci yaşamış biri de Tekel Savaşçısı Ahmet Abi (Ahmet yılmaz). Onu nasıl tanıdık, hepimiz biliyoruz. Tekel bayiine içki değiştirmeye gelen insanları, şişe atarak uzaklaştırmış ve “aferin ulan!” dememize neden olmuştu. Sonra ardı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/ahmet-abi-tolga-akbas.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-545" title="ahmet-abi-tolga-akbas" src="http://ben.tolgaakbas.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/ahmet-abi-tolga-akbas.jpg" alt="Ahmet Abi'ye ne oldu?" width="150" height="150" /></a>Öylesine bir canavara dönüştü ki internet, eğlenceye benzer acımasızlığını önce sahiplenip kahkahalar atıyoruz, ardından da “yazık” diyerek, 3-5 saniyeliğine üzülüyoruz.<br />
İşte tam bu süreci yaşamış biri de Tekel Savaşçısı Ahmet Abi (Ahmet yılmaz). Onu nasıl tanıdık, hepimiz biliyoruz. Tekel bayiine içki değiştirmeye gelen insanları, şişe atarak uzaklaştırmış ve “aferin ulan!” dememize neden olmuştu.  Sonra ardı arkası kesilmedi, facebook, twitter gibi sosyal medya ağlarında paylaşıldı bu görüntüler. Ünlü olmak ne demekti, internet onu öğretiyordu Ahmet Abi’ye.<span id="more-544"></span></p>
<p>Birileri, pohpohlama sürecini en uç noktaya getirdi. İncisözlükçüler çıkıp “delikanlı adamsın, gel seni milletvekili yapalım” dediler.  Aralarında para topladılar ve aday yaptılar. Ardından sosyal medyada dönen herşeyi gören göz, <a title="Okan Bayülgen ve Blog TV" href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/18_yas_ustu_yazilar/blogtv-okan-bayulgen-ve-bilinmeyenler.html">Okan Bayülgen</a>’in de gözünden kaçmadı bu durum.  Bir incisözlük temsilcisini ve Ahmet Abi’yi  Disko Kralı’na konuk etti.  “Siyaseti kavramış, bakın da nasıl alkışlıyorlar” diyerek, gittiği yolda sırtından itti Ahmet Abi’yi.  Durur mu Ahmet Abi, lafı yapıştırdı “550 milletvekili var, bu kadar destek alan başka biri varsa çıksın karşıma!” dedi mi, dedi elbet!  Durmadı da “benim arkamda gençlik var, para yok” diyerek, bilindik edebiyatı da yaptı.</p>
<p>Bu arada, incisözlük’teki pohpohlama süreci de tam gaz devam ediyordu. Sürekli başlıklar açıldı, entryler girildi. Halkın adamı Ahmet Abi’nin yükselişi devam ediyordu. Görmüyordu Ahmet Abi’nin gözleri, duymuyordu kulakları…<br />
Mirgün Cabas’ın “Her Şey” programına da katıldı Ahmet Abi. Cabas, “70 bin oy almanız gerekiyor, nasıl olacak bu iş?” diye sorduğunda, Ahmet Abi, arkamda incisözlük var demeye getirip, Eskişehir’in esnafından, minibüsçüsünden, kamyoncusundan oy istedi.  Ardından Cabas sözü incisözlük yazarı Bakuninin Kuzeni’ne verdi. “Tüm panpalara selam, tüm incisözlük şu an bizi dinliyor, öyle sanıyorum ki  70 bin kişi” dedi ve devam etti. “Bu magazinsel bir olay” diyerek aslında amacın ne olduğunu da söylemiş oldu. Ardından da Ahmet Abi’ye övgüler düzdü.  Kendi aramızda zirveler düzenleyerek “ne yapabiliriz”in cevabını aradık dedi Bakuninin Kuzeni. Öyle sanıyorum ki amaç, hak, hürriyet, emek, <a title="Demokrasi nedir, ne değildir?" href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/gundemi_irdeleyen_yazilar/acil-demokrasi-maalesef-hastayi-kaybettik.html">demokrasi</a> değildi.  Sosyal medyanın panpaları, isimlerini bir adım öteye taşımanın yollarını aradılar ve Ahmet Abi’ye teklif götürdüler, “gel seni vekil yapalım!” Bunu amacı söylemeden, ifade etti Bakuninin Kuzeni. “Adaylık başvurusu için 4 günümüz vardı ve biz inanılmaz bir şekilde gereken parayı topladık” dedi. Sonra da “parayı veren düdüğü çalar” lafına bağlayarak olayı “Ahmet Abi’den isteklerimiz olacak, internette sansür olayına dur diyelim”</p>
<p>Oysa Ahmet Abi’nin binlerce kez izlenen videosu dışında bir şeyi yoktu.  Herhangi biri gibiydi, az önce de esnaftan, şoförlerden oy istemişti.  İnternet, sansür acaba bir şey ifade ediyor muydu Ahmet Abi için?<br />
Seçim şarkısı, oyunu yapıldı Ahmet Abi’nin. Ne kadar kullanılabiliyorsa, o kadar kullanıldı Ahmet Abi.  Rantını alıp kenara çekildi birileri, seçim günü geldi çattı.</p>
<p>Sonuçlardan sonra Eskişehir bağımsız milletvekili adayı Ahmet Abi,  641 oy aldı.</p>
<p>“550 milletvekili var, bu kadar destek alan başka biri varsa çıksın karşıma!” diyen Ahmet Abi, kimsenin karşısına çıkamadı. Facebook güncellemeleri şöyleydi :</p>
<blockquote><p>&#8220;arkadaşlar bu inci sözlük güzel oynadı benle sadece 9 kez oy cıktı valla helal olsun inciye büyük başarı&#8221;</p>
<p>&#8220;toplam sonuçlarıda aldım 641 oy 632 si kesin internet kullanmıyodur kullansalardı oda gelmezdi eminimki&#8221;<br />
arkadaşlar osmanın yazdına cevap yazayım ben o dogmadan istnbulu yasadım o mac bilmezken ben orlarda gezerdim milletvekili harcına para göndermiş ya ben 3.200 tl ben yatırdım 10 000 tl de harcadım 136 bin kişide toplam 4.740 toplandı osman okusun nekadar gücü oldenu&#8221;</p>
<p>&#8220;inci sözlü cü arkadaşlarım birbirimizi üzmeye gerek yok sizden tek isteğim var BENİ İCİ SÖZLÜK ARACILIGIYLA EKLİYEN ARKADAŞLARIM BÜYÜKLERİM KÜÇÜKLERİM BENİ ARKADAŞ LİSTESİNDEN SİLİN HEPİNİZE İYİ AKSAMLAR DİLERİM BU FİLİM BURDA (SON).&#8221;</p></blockquote>
<p>Ardından Dipnot Tv’ye açıklama yaptı.</p>
<p>&#8220;Ben kandırıldım. Burada bana oy veren üniversitede okuyan öğrenci sayısı 9. Artık bu saaten sonra işime gücüme bakıyorum. Dükkanımı ekmeğimi kazanmak üzere açıyorum ve bir tane bile İnci Sözlük yazarı gelmesin artık o dükkana. Mahalle mahalle dolaştım ben seçimden sonra ve fark ettim ki İnci Sözlük üyeleri beni kandırmış. Bana gelmiş para verdik diyorlar. Ben 13 milyar harcadım onlar aralarında sadece 3 milyar topladı. Şimdi İnci Sözlük kullanıcılarına sesleniyorum; Kendinize gidin başka bir oyuncak bulun. Şurada altın var deseniz bile yüzümü çevirip bakmam. Son olarak İnci Sözlük kullanıcıları hepsi yani 130 bin kişi birleşse Serkan İnci dahil bir bekçi bile seçemezler.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Pekiyi, Ahmet Abi neye inanmıştı?</p>
<p>Yalandan bir topluluğa, medyanın yalan ün gücüne ve sosyal medyaya inanarak milletvekili olacağına inanmıştı. Sonuç ise “kullanıldığını anlamak!”</p>
<p>Ne olursa olsun, kim olursa olsun böyle bir şey yapmaya hakkımız var mı?</p>
<p>Bir hayatı, ailesi, tanıdıkları olan birine “geleceğini göre göre” sen aslansın, sen kaplansın diyerek, herkesin ağzına sakız etmek ne kadar doğru?</p>
<p>Şimdi o hayatı mahvettik, bizden kopup, tekrar minibüsçülerine, kamyoncularına, ezik dediğimiz insanlarına geri döndü. Hem de hayatı kaybetmenin yüz kızarıklığıyla, güvensizliğiyle, ağız dolusu küfürleri ve şişeleriyle.</p>
<p>İnci bir şey yapıyor, Okan’da ona omuz veriyor.</p>
<p>Çok güzelsiniz, çok güzel oynuyorsunuz.</p>
<p>Nasıl bilirdiniz? Sorusuna cevap olarak “hahaahah” diyerek, viskinizi yudumlayın.</p>
<p>Tolga Akbaş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/sinir-oldum/kullan-at-insanlar-serisi-%e2%80%9ctekel-savascisi-ahmet-abi%e2%80%9d.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apolitik olmak mı?</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/notlar/apolitik-olmak-mi.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/notlar/apolitik-olmak-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2011 09:28:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[apolitik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[oy hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[politize]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=540</guid>
		<description><![CDATA[Seçimlerde oy kullanmıyor olmam beni apolitik yapar mı? Ya kullanıyor olmam sonucunda politize olmuş olur muyum? Oy kullanmıyorum diye bana “apolitik” diyenler çoğunlukta. Oysa oy kullanmamak apolitik olmanın bir gereği değildir ki. Ben oy kullanmıyorum çünkü, oy için bir hak tanımlanması yapılırken, bu hak bana tamamıyla teslim edilmiyor. Bu benim bir hakkım ise, dilediğimce kullanabilmeliyim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seçimlerde oy kullanmıyor olmam beni apolitik yapar mı?</p>
<p>Ya kullanıyor olmam sonucunda politize olmuş olur muyum?</p>
<p>Oy kullanmıyorum diye bana “apolitik” diyenler çoğunlukta. Oysa oy kullanmamak apolitik olmanın bir gereği değildir ki. Ben oy kullanmıyorum çünkü, oy için bir hak tanımlanması yapılırken, bu hak bana tamamıyla teslim edilmiyor. Bu benim bir hakkım ise, dilediğimce kullanabilmeliyim onu. Buna kullanmamam da dahil. Kullanmıyorum diye karşıma “ceza” ile çıkılmamalı. “Kullanmazsan cezalandırılırsın” dediğinizde, o hak, benim hakkım olmaktan çıkıyor maalesef.</p>
<p>Benim yaptığım şey, yapılan hak tanımlamasının yanlışlığını ve <a title="Demokrasi nedir?" href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/gundemi_irdeleyen_yazilar/acil-demokrasi-maalesef-hastayi-kaybettik.html" target="_blank">demokrasi denen içi çürümüşlüğü</a> protesto etmekten başka bir şey değil. Yani apolitik değilim, apolitik olmak farklı bir kavram, politikadan tamamen iğdiş edilmiş olmak demek bir nevi.</p>
<p>Sistem öyle güzel kurulmuş ki, protesto etmenize izin verilmiyor.  Oy kullanmamanız bile protesto ettiğiniz sistemdeki kişilere yarıyor. Ve halen birileri çıkıp bana demokrasiyi savunabiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/notlar/apolitik-olmak-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Thanatron, Mercitron, Teoloji , Demokrasi ve Gariplikler</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/gundemi_irdeleyen_yazilar/thanatron-mercitron-teoloji-demokrasi-ve-gariplikler.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/gundemi_irdeleyen_yazilar/thanatron-mercitron-teoloji-demokrasi-ve-gariplikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2011 01:23:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Didik Didik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Gariplikler]]></category>
		<category><![CDATA[jack kevorkian]]></category>
		<category><![CDATA[Mercitron]]></category>
		<category><![CDATA[Teoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Thanatron]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[Daha önceki bir yazımda Ölüm Doktoru Jack Kevorkian’ın nasıl sansürlendiğini anlatmıştım. Bu kez de Kevorkian’ın savunduğu fikrin ve uygulamalarının dinler açısından ne ifade ettiğine bakalım istiyorum. Şöyle bir insanlık tarihimize baktığımızda, İslamiyet, Hristiyanlık, Musevilik,Yehova Şahitleri, Bahailik, Kadriyanilik, Moonculuk, Yezidilik, Zerdüştlük, Raftafarianizm, Saabilik, Samırılik, Dürzilik, Şintoizm, Şamanizm, Kelt Dini, Sıkh Dini, Hinduizm, Satanizm, Budizm, Taoizm, Konfüçyanizm, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/kevorkian.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-533" title="Ötenazi-İntihar-Tolga Akbaş" src="http://ben.tolgaakbas.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/kevorkian.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Daha önceki <a title="Kevorkian'a Sansür" href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/sinir-oldum/jack-kevorkiana-sansur.html" target="_blank">bir yazımda</a> Ölüm Doktoru Jack Kevorkian’ın nasıl sansürlendiğini anlatmıştım.  Bu kez de Kevorkian’ın savunduğu fikrin ve uygulamalarının  dinler açısından ne ifade ettiğine bakalım istiyorum.</p>
<p>Şöyle bir insanlık tarihimize baktığımızda, İslamiyet, Hristiyanlık, Musevilik,Yehova Şahitleri, Bahailik, Kadriyanilik, Moonculuk, Yezidilik, Zerdüştlük, Raftafarianizm, Saabilik, Samırılik, Dürzilik, Şintoizm, Şamanizm, Kelt Dini, Sıkh Dini, Hinduizm, Satanizm, Budizm, Taoizm, Konfüçyanizm, Raelian, Scientologistler, Janizm, Tenrikyo, Vodoo, Ainu dini,&#8230; gibi dinler ve inanışlar çıkıyor karşımıza (eksiği var fazlası yok).  Saydığım tüm bu dinler, kabul görmüş dinler listesinde yer almakta.<span id="more-532"></span></p>
<p>-	Ama satanizm diyorsunuz?</p>
<p>Diyebilir biri, evet. Satanizm de kabul görmüş dinlerden.  Hatta ilk satanist rahip Anton Szandor LaVey (Howard Stanton Levey), satanizmi tekrar yorumlayarak “Şeytani İncil”i yazmış, Nietzsche etkisinde “üstün insan”ı tanımlayarak, Şeytan Kilisesi’ni kurmuş ve kendini kabul ettirmiştir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="550">
<tbody>
<tr>
<td width="6"><img src="http://evlilikdogumfotografcisi.com/wp-content/uploads/2011/06/reklam01.jpg" alt="" width="100" height="100" /></td>
<td width="454" align="center" valign="middle"><a href="http://tolgaakbas.com.tr/" target="_blank">Yakında düğününüz mü var, fotoğraf işini nasıl halledeceksiniz?</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir başkası çıkıp “Ya Ateizm?”  de diyebilir. Bence Ateizm bir inançsızlık sistemi gibi görünse de aslında bir inanç sistemi. Çünkü insanı var eden şey, inandığı şeylerdir. Yaratılmadığımıza inanmak, başka bir şeye inandığımızın en büyük göstergesi değil midir? Öyleyse Ateizm de bir dindir denebilir (tartışırız)</p>
<p>Tekrar konumuza dönelim. Kevorkian, insanları inanılmaz acılardan kurtarmak için Thanatron’u (ölüm makinesi) yapmış, pek çok insan da acılarını “ölüm”e teslim edip, bilinmez bir yolculuğa çıkmıştı. Bunun üzerine doktorluk yapmasına izin verilmedi kevorkian’ın. Tüm engellemelere karşı bu kez daha hümanist bir isimle Mercitron’u (merhamet makinesi) yaptı. Amacı, sonu zaten ölümle bitecek, dayanılmaz acılar çeken insanların daha fazla acı çekmesini engellemekti.<a title="Kevorkian'a Sansür" href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/sinir-oldum/jack-kevorkiana-sansur.html" target="_blank"> (Detayları daha önceki yazımda bulabilirsiniz).</a></p>
<p>Konuya dinler açısından bakalım hemen. İslamiyet kabaca “Allah’ın verdiği canı ancak Allah alır” düşüncesiyle her türlü intihar ve ötenaziyi yasaklamıştır. Musevilik ve Hristiyanlık’ta da aynı görüşlere rastlarsınız. Hatta budizm’de bile.</p>
<p>Peki Allah’ın verdiği canı alması nasıl oluyor?</p>
<p>Bir savaşta, trafik kazasında ölmeniz, canınızın Allah tarafından alındığına işaret midir?</p>
<p>Öleceğinizi bile bile savaşmanın intihar ya da ötenaziden farkı ne?</p>
<p>Yahut, alkollü araç kullanmak intihar, ötenazi değil de nedir?</p>
<p>Bu sorular bende şöyle karşılık buluyor.  Ayrımı belirleyen şey sanırım “kesinlik” ve “amaç”. Yaptığınız şeyin temeline “ölmek istiyorum” cümlesini koyduğunuzda, dinler, karşınıza dikilip “Hayır!” diyorlar. Ama bunun dışındaki her türlü ölüm, doğru ölüm oluyor.</p>
<p>Savaşıyorsunuz, hiç merminiz kalmadı. Ya teslim olacaksınız yahut öleceksiniz.  Öldünüz, bu doğru ölüm. Peki, teslim olabilir miydiniz? Şehit olmayı seçtiniz diyelim, biri çıkıp “hayır bu intihardır, ötenazidir” diyebilir mi, sanmıyorum.</p>
<p>Ya alkole ne demeli. Dinen yasak, sana içme diyor ama içiyorsun. Sonra araca biniyor, kaza yapıp ölüyorsun. Kim sorguluyor, biri çıkıp “bu intihardır, ötenazidir” diyor mu? Kişinin psikolojisini bilmiyoruz ki, belki canı çok sıkkındı, ölmek istiyordu, çok içti ve amacına ulaştı. Yani ne yaptı, alkolü, ölmek için araç olarak kullandı. Aynen birilerinin de Kevorkian’ı araç olarak kullanması gibi. Ama biri legal ölüm, diğeri illegal ölüm.</p>
<p>Hem “Allah’ın verdiği canı Allah’ın alması”, biraz garip değil mi. Eğer her şeyi yaratan tek bir yaratıcının olduğuna inanan bir dine mensupsanız, Kevorkian’ı da yaratanın aynı güç olduğuna da inanıyor olmalısınız. Dolayısıyla Kevorkian’ın da aldığı can Allah’ın aldığı can olmuyor mu?  Biraz kurcalanınca Allah’a şirk koşma noktasına geliyoruz ki, bu biraz tuhaf. Kabul edilebilir bir rekabet değil. Sonuç olarak, inanan biri için alınan her can, Allah’ın aldığı can oluyor.  Ama dediğimiz gibi, ince çizgi “kesinlik” ve “amaç”.</p>
<p>Bir başka nokta…</p>
<p>Çok şükür demokratik bir dünyada yaşıyoruz<a title="Demokrasi mi?" href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/gundemi_irdeleyen_yazilar/acil-demokrasi-maalesef-hastayi-kaybettik.html" target="_blank"> (demokrasi nedir?)</a>.  Daha önce demokrasi konusuna da değinmiş ve ne kadar işe yaramaz, içi boş bir kavram olduğunu kendimce anlatmıştım. Kevorkian mevzusu ile tekrardan dokunalım demokrasimizin hassas tenine..</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="550">
<tbody>
<tr>
<td width="6"><img src="http://evlilikdogumfotografcisi.com/wp-content/uploads/2011/06/reklam01.jpg" alt="" width="100" height="100" /></td>
<td width="454" align="center" valign="middle"><a href="http://tolgaakbas.com.tr/" target="_blank">Yakında düğününüz mü var, fotoğraf işini nasıl halledeceksiniz?</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yazının başında pek çok din saymış ve bunların kabul görmüş dinler olduğunu söylemiştim. Demokrasi bize farklı olanı kabullenmeyi, onu ötekileştirmemeyi öğretti.  Bizler de ona uygun bir yaşam sürüp, müslümanı da, hristiyanı da hatta ateisti de kabul etmiştik.</p>
<p>Ateist çıkıp “benim inandığım bir tanrım yok, canı kimseden almadım, kimseye can borcum yok, ölmek istiyorum” dese, ne yapacağız?</p>
<p>TCK 5237, “hastaya ötanazi uygulayan fail, tasarlayarak adam öldürme hükümlerine göre yargılanır ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılır.” der. Hani din işleri, devlet işlerinde ayrı tutulurdu, hani demokrasi ötekileştirmez, birleştirirdi. Noldu şimdi? Bu adam beni kimse yaratmadı diyor, biz ona “hayır seni Allah yarattı, ölmen yasak” mı diyeceğiz. Diyoruz da zaten.</p>
<p>Hepsi bir yana, sanırım asıl sorun bunun yaygınlaşmasından korkmak. Öyle ya, eksilen her kişi, eksilen vergi demek, eksilen tüketim demek. Kurcalaya kurcalaya hepimizi bozdunuz.</p>
<p>Tolga Akbaş</p>
<p>11 Haziran 2011</p>
<p><a title="Tolga Akbaş fotoğraf Sayfası" href="http://tolgaakbas.com.tr/" target="_blank"> tolgaakbas.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/gundemi_irdeleyen_yazilar/thanatron-mercitron-teoloji-demokrasi-ve-gariplikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayıp İnsanlar / Susamuru&#8217;nun garip halleri&#8230;</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/genel/kayip-insanlar-susamurunun-garip-halleri.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/genel/kayip-insanlar-susamurunun-garip-halleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 23:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp insanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[Bazen içimi acıtıyorlar. Sanki ben her şeye sahip, sorunsuz biriyim de başkalarına üzülüyorum, garip. Şu malum klişe, hayat akar gider, film şeritidir, sonra bir yerde yırtılır şerit. Yırtıldığı yerden bakınca onları görürsünüz. Ya önündediler şeritin yahut arkasında, ama asla sizin filminizde değillerdir. Kendi acınızı unutup, onun acısını kendi acınız yaparsınız. Sonra, aşk de, dostluk de, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen içimi acıtıyorlar. Sanki ben her şeye sahip, sorunsuz biriyim de başkalarına üzülüyorum, garip.</p>
<p>Şu malum klişe, hayat akar gider, film şeritidir, sonra bir yerde yırtılır şerit. Yırtıldığı yerden bakınca onları görürsünüz. Ya önündediler şeritin yahut arkasında, ama asla sizin filminizde değillerdir. Kendi acınızı unutup, onun acısını kendi acınız yaparsınız. Sonra, aşk de, dostluk de, nefret de, ne dersen de adına, hayatına sokamadığın, hayatsızlardır onlar.</p>
<p>Yok olmayacakmış gibi, onların yok oluşunu seyredersin, müdahale kabul etmez bir ilişkidir, kimliksizdir… Dokunamazsın ellerin yanmış, göremezsin gözlerin gör, duyamazsın ki, o kadar da uzak. Kalbine giremeyecek kadar büyük, yahut büyük bir kalpte kaybedilip, bulunamayacak kadar küçük ve hasta eden bir virüs. Hangi tanıma sokmaya çalışırsan çalış, ya taşar, ya kaybolur. Ne kadar büyükse hayalin, o kadar büyük, ne kadar sorumsuz ve gerçekten “dünya insanı” isen de o kadar küçük.  “Ben sana aşık olabilirdim”, keşke, keşkelerim olmasaydı diyecek kadar çaresiz.</p>
<p>Üzülüyorum, “ne kadar da…” derken ve bakarken yırtılmış filmimden ona…</p>
<p>Üzülüyor, “ne kadar da…” derken ve bakarken yırtılmış filminden bana…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/genel/kayip-insanlar-susamurunun-garip-halleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BlogTv, Okan Bayülgen ve Bilinmeyenler</title>
		<link>http://ben.tolgaakbas.com.tr/18_yas_ustu_yazilar/blogtv-okan-bayulgen-ve-bilinmeyenler.html</link>
		<comments>http://ben.tolgaakbas.com.tr/18_yas_ustu_yazilar/blogtv-okan-bayulgen-ve-bilinmeyenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Jun 2011 18:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ostothek2775</dc:creator>
				<category><![CDATA[18 +]]></category>
		<category><![CDATA[blogtv]]></category>
		<category><![CDATA[kuşum aydın]]></category>
		<category><![CDATA[okan bayülgen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ben.tolgaakbas.com.tr/?p=490</guid>
		<description><![CDATA[Okan Bayülgen’in chymera’yı ekrana çıkartıp, blogtv eğlencesini vücuda getirmesinin üzerinden 1 hafta geçti. Artık Türkiye’deki blogtv sevenler için OÖ ve OS diye 2 durum mevcut. 28 Mayıs 2011’in ilk saatlerinde, Okan Bayülgen’in Twitter’da “blogtv” yazması ile başladı her şey. Daha önceki yazımda (buradan okuyabilirsiniz) Okan’ın blogtv şovmenlerine nasıl yem attığını ve bu şovmenleri nasıl kullandığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/Blogtv-Tolga-Akbas.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-495" title="Blogtv-Tolga Akbas" src="http://ben.tolgaakbas.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/Blogtv-Tolga-Akbas.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Okan Bayülgen’in chymera’yı ekrana çıkartıp, blogtv eğlencesini vücuda getirmesinin üzerinden 1 hafta geçti. Artık Türkiye’deki blogtv sevenler için OÖ ve OS diye 2 durum mevcut.</p>
<p>28 Mayıs 2011’in ilk saatlerinde, Okan Bayülgen’in Twitter’da “blogtv” yazması ile başladı her şey. <span id="more-490"></span> Daha önceki yazımda (<a title="Okan Bayülgen İnternettimizden elini çek!" href="http://ben.tolgaakbas.com.tr/sinir-oldum/okan-bayulgen-elini-internetimizden-cek.html" target="_blank">buradan okuyabilirsiniz</a>) Okan’ın blogtv şovmenlerine nasıl yem attığını ve bu şovmenleri nasıl kullandığını anlatmış, “Okan belden aşağı vuruyor” demiştim. O günden  bugüne çok şey değişti blogtv için. Fevri çıkışlarıyla kendini Okan’a tanıtan incisözlükçülerden sonra, inci sözlüğün blogtv uzantıları da, 28 Mayıs 2011 Tarihli Disko Kralı’nda “kendimizi tanıtmak için yaptık” diyerek, kimin, kimi kullandığını ortaya koydular  ve canlı program esnasında etraftaki kızlara öpücükler dağıtmayı da ihmal etmediler.</p>
<p>Her ne kadar Okan durumu kurtarmak için “artık hiçbir şey eskisi gibi değil, herkes kendi kanalını kurup bir şeyler yapabiliyor” demeye getirse de, olmadı, yetmedi, yetemedi.</p>
<table width="550" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
<tr>
<td width="6"><img src="http://evlilikdogumfotografcisi.com/wp-content/uploads/2011/06/reklam01.jpg" width="100" height="100"></td>
<td width="454" align="center" valign="middle"><a href="http://tolgaakbas.com.tr/" target="_blank">Yakında düğününüz mü var, fotoğraf işini nasıl halledeceksiniz?</a></td>
</tr>
</table>
<p>Sürekli blogtv diyoruz ama nedir bu blogtv, biraz bahsetmek istiyorum. Lakin Okan kardeşimiz her şeyde olduğu gibi, bunda da sadece gülen yüzünü gösterdi bize.  Oysa blogtv sadece chymera gibi eğlenceli adamları (tabi siz sansürlü izlediniz) barındırmıyor bünyesinde.  Ağırlıklı olarak lise ve üniversite öğrencileri burada blogtv’lerini kurup, izleyicilerine ulaşıyorlar.  Ulaşmak dediysek, öyle kahve yudumlarken tv seyretmek gibi bir şey gelmesin aklınıza. Bir gencimiz, kamerasını, mikrofonunu ayarlıyor,” ya allah” diyerek kuruyor kendi kanalını.  Sonra tipe, edilen muhabbete göre, birileri sürekli girip çıkıyor kanala. Eğer kalmaya değer bir şey varsa –ki bunun için sadece dişi olmak yeterli- kalınıyor o kanalda ve “am göt meme” üçgeni etrafında dönüyor muhabbet.  Garip takma isimlere sahip kişiler, izledikleri kişilere tuhaf cinsel isteklerde bulunuyorlar.</p>
<p>Birkaç örnek vereyim hemen:</p>
<p>+ bacağını göster<br />
+ sevişelim mi?<br />
+ am var dediler geldik</p>
<p>Bu söylediklerim, isteklerden en masum olanları.</p>
<p>Tabi durum böyle olunca, sistemde bulunan operatör yetkisini kullanarak, rahatsız olduğunuz kişiyi atabiliyorsunuz. Fakat şu var, muhabbetlerin %90’ı böyle. Yani Türkiye blogtv’yi bir tür cinsel tatmin için kullanıyor.</p>
<p>Şimdi sırf popülizm uğruna, bunları görmeden ağzımıza blogtv lafını bulaştırmak, blogtv üzerinden nemalanmak ne kadar doğru? Keşke Okan, chymera’dan bahsederken blogtv’den de bahsetseydi biraz. Böylece Kuşum Aydın da 15 yaşındaki bir kıza fanfinifinfon muhabbeti yapmazdı. Ama artık olan oldu, imam osurdu, cemaat sıçtı. Facebook’ta liderliğe oynayan Türkiye, artık blogtv’de de liderliğe oynuyor.  4-5 olan kanal sayısı 50’lere ulaştı. Fakat içerikte değişiklik yok, am göt meme… (teşekkürler Okan!)</p>
<p>Not: Okan, senin de bir kızın var, ve buraya uygun bir de laf var “bıldırki hurmalar, gelir götünü tırmalar” Anladın sen onu.</p>
<p>Not 2 : bu yazıyı yazdıktan sonra sayfam kullanılmaz hale gelmiştir. Emeği geçen herkese teşekkürler!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ben.tolgaakbas.com.tr/18_yas_ustu_yazilar/blogtv-okan-bayulgen-ve-bilinmeyenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

