Archives for the ‘Geçmiş – Gelecek’ Category

Yazlık

Heyecanla beklerdik, okul kapansın da ilk otobüsle  yazlığa gidelim diye. Sonra bitiverdi hepsi. Her yaz biri kayboldu, gelmedi. Her yaz, yalnız kaldı yazlıklar. Kimse seslenmedi birbirine, kimse diğerinin kanına giremedi gül çalmak, incir çalmak için. Dalında kurudu güller ve incirler. Sahilde oturup ucuz şarap içip, denize girmenin tadı satıldı zoraki animasyon gösterilerine. Açık büfenin “öldürücü [...]

Bize ne oldu?

Her şey hızla akıyor, içinde çok az vakit geçirdiğimiz evlerin ve arabaların sahibi oluyoruz. Etrafımıza ördüğümüz saygınlık duvarını aşınca “ağabey, abla” kelimeleri küçük geri dönüşler yaşıyor ama yüzümüzde uzun süre tutamıyoruz o yitik tebessümü. Bize ne oldu?

Masumiyetin Katli!

Biz iyi olduğumuzu, koruyucu olduğumuzu düşünsek de aslında öyle olmadığımızı anlıyoruz yalnız kaldığımızda karamsarlığımızla. Etrafımıza ördüğümüz görünmez duvarların ardına bırakıp içimizin pisliğini, rahat uykulardan uyanıyoruz rüzgarın şefkatinde. Mutluluk sadece duvarlarımızın içinde, mutluluk sadece kendimizden uzak tuttuklarımızdan uzak durduğumuz sürece var.

Size neden güvenmeliyim?

15 Aralık 1986’da saat 1:23’te Çernobil Nükleer Santrali’nde iki büyük patlama yaşandı. Santralin 1000 tonluk çatısı gökyüzüne fırlamış ortaya çıkan radyoaktif bulutlar çok kısa bir süre içinde tüm Avrupa ve Türkiye üzerini kaplamıştı.